23 Şubat 2015 Pazartesi
lirik mektup
Gözlerim eskiyecek. Onlar sende kalsın. Ellerim, ayaklarım ve burnum ise büyüyecek. Onları boş ver. Tıpkı ölmesini umduğun bir ressamın ilk eseri gibi sakla onları. Ben öleceğim onlar değerlenecek. Sıkılınca benim gözlerimden bak dünyaya ve gör ; metruk binaların içinden fışkıran yaşamı, sağından solundan fırlamış dalları, onların arasına yerleşmiş sokak hayvanları ve sokak insanlarını. Denizde amaçsızca yüzen salak denizanalarının yanında kullanılıp boğaza bağışlanmış prezervatifleri...Sonra gece olunca barlara git en salaşından en tertipli olanına tüm gece gez gözlerimle. Bir sürü mutsuz insancık var ya işte, onlara bak; erkeklere, kadınlara ... göreceksin çok eğleneceksiniz. Eskiyecek o gözler, acıkacak böyle küçük oyunlara gülmek için sadece. Tüm hayal kırıklarımı ziyaret et sonra, hala vazgeçemedim ki insanlıktan. Hala bir sihirbazlık peşindeyim kırıkları tamlamak için. Yakınlarda benden bir haber gelecek sana. Diyeceksin ki gözlerin bende kaldı alsana. Bense tekrar gözlerim eskiyecek, onlar sende kalsın diyeceğim. Bir uçan balon bul onlar için kırmızı olsun. Yeni bir dil öğrenin birlikte köklerimden olsun. Bu ülkeden al götür onları, her şeye bakın öncesinde sonra sen, sen nasıl istersen öyle olmalı. Çünkü gözlerim eskiyecek onlar sende kalmalı...
11 Şubat 2015 Çarşamba
özlü mözlü güncel
Hikayeler hep sıradan başlardı. Sıkıcı sandığım hayatımın ta içinden. Çeşitli şeyler gelirdi sonra başıma. Unicornumun sırtına atlayıp, maceradan maceraya koşardım. Gerçek hayat çok griydi ben bir parça renk katardım. Benim ki liseden eve gelip kafan iyi olana kadar kendi etrafında dönmek gibi bir şeydi. Sonrası yere yatıp beyaz tavanda hayaller görmek, yıldızlar bulmaktı. İnsanların mütemadi gayretsizliği ve sıradanlığı beni üzerdi. Gecenin birinde aşka inancımı kaybeder yarım saat sonra yeniden bulur, mutlu olurdum. Anlar bir çeşit heyecandı benim için. Bir çeşit mantığım vardı evet ama o da her şey gibi bana göreydi. Başıma bugüne kadar hiç sıradan bir şey gelmedi. Bir öğretmen çocuğu olarak alabildiğine sıradan olması beklenen yaşantım hiç de öyle olmadı. Acaba ben bir büyücü müydüm? Azdan çok, çoktan az bir anlamı vardı hayatın onu keşfe çıktım. Sen de bana eşlik ettin. İyi ki de geldin... Sen üzerindeki kışı sıyır, otur şöyle, dinlen benimle...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)