14 Haziran 2016 Salı

Don't worry even if things end up a bit too heavy we'll all float on alright

         


            İnan günlük sana yazmak bile gelmiyor içimden... Ne anlatabilirim ki sana? Tek düze ve gri günlerimin şaşırtıcılıktan çıkıp rutine bağladığını mı? Havalı cümleler mi kurayım? Ne diyeyim ölen günlerimi biriktirip yaşlanıyorum mu? Yoksa tek kişilik kavgamda kendimle yumruklaştığımı mı? Bir gözümü diğerine dikip ağzımın sol yanıyla sağına laf mı çakayım? Ruhumu topraklamak istiyorum. Magmaya gömmek istiyorum yıpranmışlıklarımı. Bir bitmişlik değil yaşadığım biliyorum, ama insan acısını özler mi? Özlüyorum. Diş doktoru acı eşiğin yüksekmiş dedi. Biliyorum. Gözlerimi her gün 6:02 de açıyorum. Güneş odamın içine doğmuyor, perdelerim sımsıkı kapalı. Doğrulup güne başlamak istiyorum, aynı anda istemiyorum. Çünkü yatak güvenli. Çünkü yatakta hayal kırıklığı ve umutsuzluk yok. Çünkü hep sıcak ve konforlu. Kopuyorum bir şekilde doğduğum kast sistemi bana hedefler koymuş. Kendimi hep daha kötü hissetmek için tüm gün umrumda olmayan şeyler yapıyorum.  Onlardan yorulup uykuya emanet oluyorum sonra tekrar... Tekrar... Tekrar... Ve biliyorum hiç birşey yapmazsam bir süre sonra mutlu olacağım. İşte sevgili günlük en çok da canımı bu acıtıyor. Son unicorn  ölmesin diye change.org da bir kampanya başlatıyorum. Sadece ben imzalıyorum. Ve günler böylece geçip gidiyor. Unutup gidiyorum...
Unutup gidiyorum...

1 Haziran 2016 Çarşamba

Bell teoremi

   


          Dedim ki hep mağlup muyuz? Bir sanat akımı mı, ya da yükselen bir trend mi bu huzursuzluğumuz? Hem kendimizden eminiz hem de deli gibi korkuyoruz hayattan. Yataktan hergün kalkabilmemizi neye borçluyuz. İşe gitmeye nasıl güdümleniyoruz. Hayat bize uygun koşulları sağlasa sistemin ne kadar içinde oluruz? Ne kadar inanırız ne kadar  çalışırız? Zamanımızı neye harcarız? Ya da biriktiririz. Belki hayatı harcayarak geçirdiğimizden yaşlanıyoruz. Yaş alıyoruz. Zamana beklenen biçimde ayak uydurduğumuzdan. Onun ayak izlerini takip edip ona yetişmeye çalıştığımızdan... Klasik olasılık koşullarında, olasılıksal durumlar olan 'Ben ve Sen ne sıklıkta uyumlu çıkıyoruz?Çeşitli teoremler deneyler gerekiyor...Zamanı yıkan ve bizi yapan. Tüm fiziksel realiteyi yıkıp kuantuma yan bakan... Zamanı dolaşıklık prensibine göre durduran.