9 Şubat 2017 Perşembe

Şimdinin vasatı

           

           Dünyanın en güzel günü bugün. Hava bahsi geçmeyecek sıradanlıkta ve suratıma tükürür gibi yağmur. Aynı masanın başında aynı cümleleri kuruyormuşum hissiyle ürperiyorum. Haftalar hafızamda iz bırakamayacak kadar sıradan. İz bırakan şeyler son 10 luğuma denk geliyor. Bakıyorum bende...Kim nostasljiyi sevmez ki. Tanıdıktır, bilirsin. Emniyetlidir, korkmazsın. Karşıda yaşayan biridir, hoşlanırsın da uzak mesafe ilişkisini yürütemem diye korkarsın. Gitmen sanki olasılıklı gibi motorlar, vapurlar var derler. Ama sen zamanını asla tutturamazsın. Geçmişinle asla tam zamanında buluşamazsın. Uzun mesafe ilişkileri böyledir takip yeteneği gerektirir. Beceremezsin. Vazgeçip yüzünü 'avrupaya' dönersin sende. Avrupa derken gerçek avrupa. Hani şu üzerinde güneş batmayan imparatorlukların, fransız devrimlerinin olduğu. İspanya iç savaşı ve yahudi soykırımı da vardır bu avrupada ama o kadar kusur kadı kızında da olur diye düşünürsün. Çünkü şimdinin vasatlığına tahammül edebilmek için avrupaya ihtiyacın var. Nostalji anadolu yakasıysa, avrupa olsa olsa güzel bir gelecek hayali nihayetinde. Sorun şu ki euro zıplamış ekonomin sarsılmış artık. Vize süreleri seni bağlamakta... Züppe avrupalı seni aşağılamakta... İkinci sınıf olabilirsin, sokakta sürünme ihtimalin var her zaman. Belirsiz bir mültecilik sana vaadedilen. Farkediyorum işte. Asla bundan güzel olmayacak. Şimdiye sarılsam mı? Radyoaktif madde gibi yarılanırken önümdeki iyilikler, şimdinin vasatına tutunsam mı?