18 Nisan 2016 Pazartesi

kaç canım kalmış



          Yaşadığım hayatların hangisinde karşılaştık seninle bilmiyorum. Ölmediğim bir günde tatlı bir son bahardı sanki ilk karşılaşmamız ben her zamanki gibi çok fazla konuşuyordum. O zaman bilmiyordun ama şimdi biliyorsun. Huyumdur kelimelerin samimiyetine gizlerim duygularımı. Hem daha bir çok canım var öğrenebilmek için açık olmayı. Kaç kez ölürken 'gerizekalı, seviyorum seni' der bir insan. Hayır garip hikayelerimde bir karakter değilsin. Seni yazmadım daha, cesaret edemedim. ödlekçe bir tavır, bir tavırsızlık...oysa ölebilirdim her an, yaşlanınca ölebilirdi insan. Sıra arkadaşlarım ayrılırken birer birer hafızamın sınıflarından ben de hazırlanıyordum an be an. Ölüm uzak değildi, her an her yerde olabilirdi. Tuhaf tarafıysa işin hiç bir zaman ölmek korkutucu gelmemişti. Yapmak istediklerimi yarım bırakmak endişelendirmişti sadece. Belki bir çocuk doğuracaktım, belki bir köpek edinecektim, belki tarım yapacaktım, belki sefil bir hayat yaşayacaktım... belirsiz yarımlarımı tamlayacaktım ama nihayetinde. Bak kaç canım kalmış bilmiyorum. Bir sonraki yaşamımda karşılaşır mıyız dersin? Tıpkı sözleştiğimiz gibi o zaman...Ben biraz öleyim buraya, yine tatlı bir sonbahar gününde, sen beni tanı bu sefer. Sana küçük bir ipucu, yine çok konuşacağım ve hiç bir şey anlatmayacağım sana. O seferki beni yakala ve bırakma. Çünkü 'gerizekalı, seviyorum seni.'

11 yorum:

  1. karmaşık olmayan okumak benım açımdan
    guzel dusunduruyor dınlendırebılıyor kapattıgımda duşleri

    YanıtlaSil
  2. bunlar hayal midir

    YanıtlaSil
  3. neden hep bir sonraki yasamlar

    YanıtlaSil
  4. buraya benden başka gelen yok bana anlat benim hoşuma gidiyor dinlemek

    YanıtlaSil
  5. karışık olmasın endirek olmasın ona anlatır gibi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Issız buralar farkındayım. Ben bu kadar anlatabiliyorum :)

      Sil