10 Kasım 2016 Perşembe

le canari est sur le balcon



       

              Aslında ne yazacağımı bilmiyorum şu an...Genelde hep aklımda bir şey olurdu. Tüm 'şey'leri ayrı ayrı yazardım. Şeylerin bittiği tükendiği, bir şeyi anlatamadığım, anlamak da istemediğim şu anda mental olarak eriyik ve bitiğim... Sadece nefes alıp veriyorum. Hepsi bu. Sanırım fikirlerimin, ideallerimin hep kaybedeceğini artık kabullendim. Umut kalmadı. Bir umuttu yaşatan insanı, kalmadı. İşin kötüsü üzgün ya da kızgın da değilim. Camus'nun yabancı'sındaki gibi acı bir farkındalık. O kadar acı ki hiç his yok. O duygu devinimli kızı özledim şimdiden, ne kadar da insanmış. Hızlıca gülümseyip çizime geri dönmeliyim ruhsat projesi için teslim yapmam lazım belediyeye çünkü. Hayatımdaki önemli başlıklar bunlar artık. Belediye, ruhsat, uygulama, pilates, vega, rosa, birilerinin hayatının kıyılarında küçük molalar sonra yine belediye, ruhsat, uygulama... sakince şarkının sözlerini dinliyorum o yüzden ve sana söylüyorum nezaketimden 'le canari est sur le balcon'

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder