23 Ocak 2017 Pazartesi

gündelik şeyler





Dallarım yine kış açıp soğuk kokmuştu.Tüm pencerelerimi kapadım. Ama yönünü tespit edemediğim bir garip esinti beni üşütmekte ısrar ediyordu.Tüm dünyalılar sıradan hayatlarına devam ediyor saatler 9:28'i gösteriyordu. Dikkatimi dağıtmak için uğraştığım onca şeye baktım. Ya da onca insana...Nötr olmanın bu kadar sevimsiz olabileceğini hiç düşünmemiştim daha önce. Sanki bir noktada bozulmuştum, ama buna değişim demekte diretiyordum. Belki de oksijen bizi ortalama 70 yıl sonra öldüren bir zehirdi*. Kim bilir? Derin bir nefes aldım bunun üzerine. Aynı anda hem yaşama tapıp, hem ölüme koşmak tam bana göre, tam insana göreydi ne de olsa. Bir derin nefes daha...İş denen bu iki oda bir salon apartman katında oksijen bile sınırlıydı. Fakir hayallerimde zaman makinesini icat edip her gün 9'dan 18:30 a gidiyordum. Yinede dolce vita'yı yaşayamıyordum. Belki de yetersiz olan şey bakiyem değil bakış açımdı. Ay başında perspektifimi genişletmek için planlar yaptım. Hiç birini uygulamayacaktım. Saat henüz 9:56 zaman makinesi henüz yapılmadı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder