3 Aralık 2013 Salı

at the end of the end

       
            Uyanıp kendini bilmediği bu yerde bulduğunda hava karanlıktı. Eliyle yattığı sert zemini yokladı gözlerini açamamış mıydı yoksa. Bir eli yeri arşınlarken bir eli göz kapaklarının üzerine gitti. Elinin altında gözlerini buldu. Alabildiğince aç bir şekilde ışık aramaktaydı gözleri, diğer eli bozuk toprak bir zeminde hareket halindeydi hala. Elini gözlerinin üzerinden alıp yere koydu bir süre gözleri bu karanlığa göre kendini ayarlasın, en azından etrafındaki şekilleri algılayabilsin diye bekledi. Ama karanlığa alışamıyordu bir türlü, sanki merceğini ayarladıkça gözü, karanlık daha yutucu oluyor daha da kararıyordu. Bu kadar karanlık olabilecek tek yer uzay olabilirdi, ancak rahat nefes alabildiğine ve yerde olduğuna göre pek olası görünmüyordu bu. Bulunduğu yerde doğruldu vücudunu kontrol etti, yara bere yoktu. Ağrı sızı yoktu. Sadece karanlık...Değişen bir şey olmadı artık el yordamıyla da olsa kalkmalıydı bir şeyler yapmalıydı. Doğruldu. Nerede olduğunu hatırlamaya çalıştı buradan önce. Neredeydi? Nasıl buraya gelmişti diye düşündü. Ama burası var mıydı? Sadece karanlık olduğundan bunun ne olduğunu bir yer olup olmadığını bilemedi. Evde miydi? Ev neydi? Bir yerde bulunmak için biri olmak gerekiyordu o biri miydi? Biriyse kimdi? Biraz önce eli ve gözü vardı doğrulmuştu elini tekrar gözüne getirmeye çalıştı ama artık eli yoktu ya gözü? Doğrulmuştu hani, doğrulduysa ayakları bir gövdesi olması gerekirdi. haniydi yoktu hiç biri? Sesi var mıydı peki? Bildiği bir şey, bir mevcudiyet hali var mıydı? Katı mıydı, sıvı mı yoksa gaz mı? Gözü ve eli yoksa yalan mıydı az önceki her şey? Tanıdık bir şey aradı, düşünebildiğini farketti eli yoktu, gözü, gövdesi yoktu ama düşünebiliyordu. Ya bu da eli ve gözü gibi kaybolacak mıydı? Tekrar düşündü gerçekten elini gözüne, diğerini de yere koymuş muydu ki yoksa düşünmüş müydü? En son ne yapmıştı, neredeydi? Garip bir şekilde tüm bunlar onu korkutmuyor, endişelendirmiyor, sadece merak ediyordu. Delicesine bir merak. Düşün dedi neredeydim, bendim, biriydim, ama neredeydim? Geriye sardı her şeyi tekrar yere yattı eli önce yeri yokladı sonra gözünü kontrol etti. Eli var mıydı, ya gövdesi, ya gözü...                      
  Düşüncesi var mı... 
  Düşün...
  Düş...
  Dü...
  D...
  ...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder