6 Nisan 2014 Pazar

Happiness is a warm gun

         

              Eğer rasyonel bir insan olsaydım başladığım küçük 'mutluluk' ile ilgili anketimi genişletir en çok verilen yanıtı seçer ve tüm bu anketin sonucunda bir tasarıma girişip en güzel mutluluk çubuğunu tasarlardım. Ama hiç bir zaman eldeki verilere veya insanların ilk etapta verdikleri yanıtlara çok önem vermedim. Görünenin ötesini, bir ütopyayı yakalamayı ve hatta tasarlamayı hedefliyorsam daha fazlasını görmem gerekmez mi? Her şeyden önce ütopya bir romantik idealler bütünü değil mi? Thomas More'un Utopia'sını  Amsterdam'da süründüre süründüre bitirdiğimde tüm kitap bana fazlaca kuru ve keyifsiz gelmişti. O denli yavan bir tat bırakmıştı ki ağzımda belki daha mutsuz ve daha umutsuz bir zaman diliminde tekrar okumalıydım diye düşünmüştüm.O zamanlar yenilgisi olmayan ama hiç savaşta görmemiş bir öğrenciydim. İdealist bir mimar adayı...
             Özellikle hayatımın her alanında savaşıp yenildiğim ve yenilmeyi neredeyse bir karakter özelliği gibi benimsediğim şu sıralar belki de Utopia benimde ütopyam olmuştur.Hiç bir savaşım sonucu edinilmemiş bir barış ve refah bizi tatmin eder mi?
             Abidin'e mutluluğun resmini çizebilir mi diye sormuyorum çünkü mutluluğun şekli yoktur. Adı konulamaz, tek bir veri tabanına sahip olacak kadar basit değildir mutluluk. Mutluluk basit yapı taşları olan kompleks bir bütündür.Her kişi için ayrı formülize edilebilir. Dolayısıyla her bireyi mutlu edecek bir tasarı söz konusu olamazken mutluluk için en uygun koşullar sağlanabilir belki de. NŞA da toprağa ekilen bir tohum gibi mutluluk için zemin oluşturulabilir. Bu uygun şartları lineer zamanda bir araya getirebilmek ise ütopyanın ta kendisidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder