31 Ağustos 2015 Pazartesi

hayatın en Mavisi...

         


            29'unda 29 yaşında uyan be kızım. Senin değil miydi bu sağlık dolu hayat, yeşil çaylardı, meyvelerdi, sağlıklı beslenmeydi. Yanında sigara içilmezdi içki de neydi? Telleri takılıydı dişlerinde, gülümseyişi her zaman güzeldi. Uyan da gülümse bana. Hayatımın en mavi, en lüle saçlı dönemisin sen. O çatallaşan sesinle gülümse anlattıklarıma, yadırga söylediklerimi. 29'unun en düzgünü, en güzeli... Mektuplarımızı okudum doğumgününde... Yeni mektuplar gerek bize. Biraz gayretle yapabiliriz biliyorum. Elektrotları infilak ettir düşüncelerinle. O doktorlara söyle gitsinler, bir dolu yeğen sarmalı senin etrafını...Hem daha söyleyecek şeylerimiz var birbirimize; senin şikayet edeceğin çok şey var bana. Gideceğimiz tiyatrolar var, yapılacak çok anımız var daha. UYANSANA!!! Ne oldu bir masal mı oldun? Böylece kaçamazsın; daha denize atılacak ne içi dolu şişelerimiz var. İnşa edilecek hayatlarımızın çok başındayız. Hayallerimizin inşasını ancak kendimiz gerçekleştirebiliriz. Sen de biliyorsun. Hollywood da evlerimizi yan yana alacağız uyan.  Bu bir ayı saymıyorum, oyuna devam ediyorum. 7 sene her gün hayal kurmadık mı? Gerçekleşene kadar oyunbozanlık yok UYAN. Bir istanbul seyehati daha borçlusun bana. Bekliyorum seni, geri gelmeni...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder