19 Kasım 2015 Perşembe
Dilemma
Dudakları gelen kışın habercisi gibi çatlaktı. Sanki gülümsemesine düşmandı da alt dudağı hain bir tuzak yerleştirmişti tam orta yere. Kız battaniyelerin altına gömülü karanlık göğe gülümsedi. Katman katman beton döşemelerin ardında göğü, göğün göğsündeki milyonlarca yıldızı görebiliyordu. Tüm yaşayan varlıkların küçük acıları dudaklarına toplandı. O da canının acısına aldırmadan güldü. Yola düşmenin hemen öncesi gibiydi. Yola asla çıkamaz hep düşüverirdi. Öyle plansız, korkak ve umursamaz. İsterdi ki her şey yoluna çıksın, başına kötü bir şey gelmesin. İsterdi ki önemli olsun. Hem gitmek isterdi dönmemecesine, hem kalmak sonsuza kadar, hem uyumak isterdi hemen şimdi, hem de uykuya kaybetmekten korkardı zamanı. Baktı ki olacak gibi değil, çareside yok. Farketti. Battaniyeyi burnuna kadar çekti. Gökyüzüne şöyle bir göz gezdirdi. Bir nefes aldı ohhhhh. Gülümsedi. Canı acıdı.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder