11 Ocak 2016 Pazartesi

Kaybettik

Boşa koysa dolmuyor, doluya koysa almıyordu. Doluya kızdı. Neden bazı şeyler için yer açamıyordu? Kabına sığmamak da neydi? Farklı puzzle parçalarını birleştirip bir resim yapmıştım hiç biri diğerini tutmuyordu. Garip bir bulamaç gibiydi herşey ve ben duymak istemediğim sesler duyuyordum. Beynimde yankılanıyordu. Birinin bana seslenişinin kafamda sürekli yankılanmasının bu kadar acı vereceğini düşünmezdim. Ya da annanemden sonra ara vermiştim. Diyalog yok... sadece bana bir kez daha seslenemeyeceğini biliyorum ve yankılandıkça canım yanıyor. Ölünce birlikte yaşadığımız anılar nereye gidiyor cennete mi onlarda? Anılar müzesi yok mu koysak ve seni tamamen kaybetmesem? Bir masal prensesi gibiydin, uyudun ve uyanmadın... Rüyamda sana uzunca bir süre uyuduğun için kızmıştım ya hani bilseydim hiç uyanmayacağını rüyamda bile kızmazdım. Beynim kabullenmeye çalışıyor sürekli sonra bir yerinden sesin geliyor aklıma... Ölmek en büyük haksızlık dünyada.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder