Hayatın evirdiği yöne seyahat...
Ne monoton her şey rutin dediğimiz günler vardı ya hani artık yoklar. Polis bir felaket anında (cinayet,hırsızlık,darp...) baş vuracağın ilk yerdi ya artık değil, hani adaletini kendin aramazdın yargıya seni koruyacak kanunlara güvenirdin ya artık güvenemezsin. Umutsuzun son umudu gibi belkide sarıldığın eylem durumu.İnanman gereken her şeyin -hepsine 5 gün öncesinde inanıyordun demesem de- inanılmaz hale gelmesinden, yaşama umudunu canlı tutmak için buna inanmaya ihtiyacın var. Benim inanmaya ihtiyacım var. Bir şeylerin iyi gitmeden önce kötüleşeceğine inancım var, komik de gelse iyilerin doğruların kazanacağına çocuksu bir inancım var, mutlu bir geleceğe, her şeye rağmen savaşın çekici kıldığı barışa, nefret ettiğim insanların değerlerini arttırdığı sevdiğim insanlara, dünyadan ayrılsalar dahi yanımdan yüreğimden ayrılmayan aileme, beni mutlu etse de üzse de bir zaman aşkımın öznesi olan adamlara en çokta soluduğum havaya tükenmesi imkansız bir inancım var.çünkü ben inanmadan yaşayamam .
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder