7 Ocak 2014 Salı

happy new year!

               

                 Geceyi sırtına alıp dışarıya ayağını attı kadın.Suratında her şeyin tamam olduğunun o mağrur ifadesi vardı. Gittiği, kılığına yakışmayacak köhnelikteki bir kaç arkadaşını içerisinde saklayan mekan bangır bangır kötü bir müzik çalıyordu. İçeride olmak için mutlaka ama mutlaka sarhoş olması gerekiyordu. Yoksa bunca gece insanıyla temas etmeye narin ruhu tahammül edemezdi. Bu tanımadığı bir oda dolu insanın aslında hepsini tanıdığı tek yerdi. Hepsini tanıyor, hepsinin hayatını biliyordu. Hepsinden üstün olduğu hissini seviyor o yüzden o köhne mekana gitmeye devam ediyordu. Ruhunu kandırması için biraz içki içmesi gerekiyordu hepsi bu. Bara yaklaştı kendine bir apple mojito sipariş etti. İçkisini yudumlarken insanlar hakkında hikayeler uydurmaya başladı.Tam kendine göreydi hikayeleri biraz fantastik, biraz günlük, biraz kısa...
Kendini uykusunda kendi olarak görmeyen biri için cüretkar bir hayal gücü vardı kadının.Kendi için de türlü ucuz senaryolar yazar hepsini içinde bir yerlere gömer sonra nerede olduklarını unutur, sıradan ve tek düze yaşantısına devam ederdi.Uzun zamandır kendini dinlemekten garip bir fanus kapanmış gibiydi kulaklarına,  çevresel faktörleri pek fazla bilmiyor anlamıyordu.Bu akşam farklı olacak mıydı bir şeyler diye düşündü. Beklenilen mucizeler bir yeni yıl gecesinde gerçekleşir miydi? Herkesin manasızca varlığından fazlası olduğunu iddia ettiği bu gecede?Suratındaki mağrur ifade dondu kaldı. Kırmızı rujlu dudaklarını tedirginlikle kemirmeye başladı. Neden farklı olsun ki dedi bu gece, sene? Tüm geçen seneleri düşününce sarhoş olamadı.Kalabalık üzerine doğru gelmeye başladı.İnsanlar ısrarla onunla konuşup, konuşurken tükürükler saçmaktaydı. Gitmeliydi, gidemezdi, geri sayım başlarken sırtını bir duvara dayadı nefes miydi alamadığı?Gözlerini sımsıkı kapadı. Şimdi dağın tepesindeki salıncaktaydı. Sallanmanın ileri geri hiç bir amacı veya endişesi yoktu. Bu kontrollü uçmaktı. Ağacın dalları gıcırdarken düşeceğini hiç mi hiç düşünmemişti. Kayıtsızlıkla daha yukarı ve daha hızlı sallanıyordu uçuşan saçları ve yüzünü yalayan rüzgar ona kendini canlı hissettiriyordu. Ayakkabıları tekinsizce sallanıyor ayağından düşüveriyordu işte, dal daha da gıcırdıyor daha da ivmelenmesini sağlıyordu. Daha da yükselirken yerdeki çayırla gökteki bulutlar birbirine karışıyor nerede olduğunu bilemiyordu.Yumrukları salıncağın iplerine kenetlenmişti, rüzgar ruhunu ele geçirmişti. Endişelerini göğe mi çayıra mı bırakmıştı bilemedi. Ağaç dalları ve ağaç, salıncağa eşlik etmeye salınmaya başlamıştı. Özel güçleri miydi açığa çıkan, yoksa bu bir halüsinasyon muydu? Ağaç köklerinden havalanmış tüm yıl başlarını sallanarak geçmekteydi. Salıncak hızlandı. Bu, insan gözünün algısını bozan estetik olmayan bir seyehatti. Ruhunu dolduran rüzgar ona benlerinden küçük öpücükler veriyordu. 2014 'e yaklaşınca duracağını sandı kadın, başladığı yerde salıncaktan inebileceğini, ama teğet geçmişti salıncak belki de önemli olan bir seneye doğru hızlanarak gitmesi gerekiyordu. Yıllar yanında yavaş kalmıştı. Atmosferi geçerken sonunda kadın mutluydu. Galakside ölü yıldızların arasına karıştı kadın ta ki yıldızlardan sıkılıp gece olana kadar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder