09.01.2011
Her şey beatles’ın ellerimi tutmasıyla başladı gözümü Rolling stones'la yatakta açtım sonra her şey o kadar hızlı gerçekleşiyordu ki artık…clapton diye bir tanrı vardı duvarlarını süsleyen puslu ülkenin,gitar konuşabilirdi hendrix’in elinde,ateşin etrafında dans ederken hür, her şeyi yapabilirdi kertenkele kral ve küçük blues kızının muhteşem sesinde kadın oldum ben.müzikle dünyayı değiştirebilirdim, değiştirdim de barretlı ve barretsız dönemlerde, page’in elinden tuttum beraberdik kashmirde…
en sevdiğim skinny pantolonumu giydim gözlerimde dünden akmış boyalar vardı her şey paraydı sanırım kızdım her şeye ve herkese the velvet underground isimli dinamitin fitilini ateşledim.her şey havaya uçmuştu 2. Büyük patlama.şarapnel parçaları gibi dağılıyordu ona buna. Yaralanan yaralana… sanki bulaşıcıydı bu yara, bowie,sex pistols,joy division,morrisey,iggy pop,nirvana,placebo…bu öyle bir yaraydı ki tam kapanacağı sırada kaşıyordum inadına.tam olmak için devam etmeliydi iyileşme sürecim her dakika.....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder