28 Temmuz 2014 Pazartesi
'O father why did you leave me!'
Tanrı bizi terkedeli çok oldu Mo. İkimiz yalnız kaldık. Yer yüzü ve gökyüzü arasında yapayalnız. Sen ve ben iki romantik... Pek şansımız yoktu. Gökyüzünden yanarak düştüğümüz bu çorak toprağın üzerinde toprağın derinlerine dalacağımız sonsuz geceye kadar başbaşayız. İşin kötüsü aynı dili bile konuşmuyoruz. Daha realist olabilmek isterdim kendim için. Ama benim realist olmam seni nasıl kurtarırdı. Bir başına bu sonsuz yeryüzünü arşınlamanı istemedim sanırım. Hem bensiz ne kadar dayanabilirdin ki. Belki de kendimi önemli hissedebilmek için bencilce bir yalan söyledim. Umudunun günün en güneşli saati gibi yüzünde parlayışı beni korkutuyor. Sana söylüyorum ama anlamıyorsun. Öksüz çocuklarız biz neden bunca umut? Yürüdük öylece. Artık gün sönümleri eskidi ama biz yine yürüdük. Bana dönüp gülümsedin. Umutlandım. Hiçliğin ortasındaydık ve gülümsüyordun. Anne dedim, anne neden bizi terkettin? Bu dramatik anda bir işaret bekledim. Yerden gökten veya ikisi arasında sıkışıp kaldığımız bu boşluktan sadece sen vardın. Elin sunulmuş bir teklifti. Ben bir romantiktim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder