Son günlerde okuduğum, gördüğüm bir Yahudilik düşmanlığı. Haberlerde izlediğim bir cihat kampanyası. Evet bir çok çocuk ölümü, bir çok insan ölümü...Üzülüyorum.... Dünyanın bir yerlerinde seçmedikleri bir hayata doğmaları sonucu ölmeleri ve öldürülmelerine üzülüyorum. Fakat burada bir dine mensup insanları hedef mi almalı ya da milleti. Çift taraflı düşünüyorum. Filistin içinde, İsrail içinde...Filistin'in attığı bombalarla ölen İsrail halkı için de İsrail'in attıklarıyla ölen Filistin halkı içinde. Belki İsrail savunması daha güçlü olduğu için daha az İsrail kaybı görüyoruz bu da bizi alarma geçiriyor. Vicdanımızı mantıksız bir biçimde taraf olmaya zorluyor. Taraf olmamaya ısrar ediyorum. Benim için biten her hayat üzücü. Benim için körü körüne bağlanılan her inanç yanlış. Doğuştan gelen tüm özelliklere dönüp tapınmak veya bu özellikler yüzünden ezilmek horlanmak aptalca. Daha da aptalca gelen şu ki semavi dinlerin hepsi aynı tanrıya inanıp birbirlerinden nefret ediyor. Dünyanın en çok satan üçlemesi sıralı.Yazarı inanca göre tek. Peygamberler akraba, sahi torpil var diye isyan eden olmamış mı? Kadro çıkmamış mı? Bu resimde tanrı birazda her kitleden oy almaya çalışan politikacıya dönüşmüyor mu? Kim yaratıcının politika yapacak kadar aşağılık olacağını düşünmek ister ki?
Tüm bu dini sorgulayan sorularımın ötesinde ben inançlı bir insanım hep öyle oldum. İnanç beni güvende hissettirdi. Çözemediğim şeylerle boğuşmamı kolaylaştırdı. Bu dini bir inanç değildi, benden ve bu boktan dünyadan daha büyük ve daha adaletli bir sistemin yürüdüğüne olan bir inançtı. Dinin temel prensiplerine katıldım, onayladım. İyi öğretileri vardı. İnsanı toplum yaşamına ehlileştiriyor, fazla ve zararlı huylarını törpülemeyi öneriyordu. Ama üçünde de yaratılış adem ve ademin kaburga kemiğinden üreyen havvadan türüyordu. Yani dine göre sonsuz bir ikinciliğe mahkumdum. Eski ahitte geçen lilith unutulmuştu. Daha kötüsü seçimleri yüzünden ihraç edilmişti. Bir kadın olarak semavi dinlerde bana hazırlanmış bir rol model bulamadım. Dolayısıyla anlatıla gelen hikayelerin yaratıcı kısmına inandım. Ben bu yaratımın sahibine alıştığım şekilde Allah dedim başkalarının ne isim verdiğini çok umursamadım. Kendi yaşadığım inançla mutluydum. Ama şu an görüyorum ki takım tutar gibi din tutar olmuş insanlar. Hepinizinki aynı tanrıysa şu an size baya bir sinirlenmiş olması gerekmez mi? Bedenini sizin oluşturduğunuz ruhunu onun üflediği nice evladının ölmesi onu üzmez mi? Olayın dini kısmını bir yana bırakırsak - ki bence dini açıdan bu olayın değerlendirilmesi başlı başına saçmalık- devletlerin politikaları sonucu yıllardır iki milletin içinde yaşadığı sürekli bir tedirginlik hali kime fayda sağlıyor? İsraile mi? Filistin'e mi? Yoksa iki devlete de silah sağlayan devletlere mi? Dünyanın bir yerindeki insanların senden, doğduğun coğrafya yüzünden nefret etmesi kimi mutlu eder? Kime huzur verir? Medyanın sürekli rüzgarın estiği yöne doğru insanları yaftalaması, canavarlaştırması, tüm yaşananları istediği şekilde yansıtması karşısında neye inanabiliriz? İşin özü ve çirkin tarafı şu ki; savaşlar fırsatları doğurur, fırsatlar insanları zenginleştirir, dini bütün insanlar kolay idare edilir ve ölen çocuklar kimsenin umrunda değildir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder