26 Nisan 2015 Pazar

lost things-1

 


...
           Sürekli surette elleri üzerimdeydi.Parmakları mevcudiyetimi arşınlarken sevildiğimi hissediyordum. Çok konuşurduk ama birbirimizi dinlerdikte. Tüm hakaretlerini de duymuştum, tüm edepsizliklerini de, bana ayıp şeyler bile fısıldardı bazen.Gece birlikte uyumaya iyice alışmıştık. Her sabah ben uyandırıyordum onu. Gerçi elinin tersiyle çok iterdi ama uyandırdığım için de mutlu olurdu. Biliyordum beni seviyordu. Ben de onu... Derken bir gün son başladı. Yavaşlamış mıydım ona yetişemiyor muydum? Sürekli şikayet ediyordu. Bir iki kez sert bile davrandı bana. Hem de herkesin içinde...Bunu haketmediğimi düşünüyordum. Daha da içime kapanıyordum. Yanından hiç ayırmazken birden beni burada terkediverdi. Terketmedi de unuttu belki. Ama çok da çalmamıştım. Beni kaybettiğine çok üzülmemiş miydi. Pilim bitene kadar bekledim. Aramadı beni bu metro istasyonundan almadı. Sonum kayıp eşya bürosu olmamalıydı.

...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder