22 Nisan 2015 Çarşamba

my judas

       
   
            Bahçemde oturuyordum. Öylesine... Boyumun yetmediği meyve ağaçlarının altında... Bahçem benden beslenirdi. Bildiğim her şey bir meyveydi. Bir hırsız gibi girip bahçeme, en güzel ağacımdan en güzel meyvemi kopartıp yediğinde, beni bildin sende. Yahuda'm ihanet et bana dedim. Dirilebilmem için ölmem gerek, Öldür beni dedim. Beni bilirdin sen de. Kahraman olmaktan korkmazdın. Bir çarmıhın ucunda cılk yaralarla göklere yükseldiğimde üzüldün, biliyorum. İzledin mi beni ölürken? Sonunu biliyordun aksiyonlarının ama yine de böyle mi hayal etmiştin? Beni bildin ya sen; ölürken ne denli zorlandığımı da bildin mi? Tüm dünya, benim dünyam senden nefret ederken üzüldün mü? Ben yücelirken seni lanetlemekti en çok canımı yakan. Kader mızrağı değil senin darağacındı benim kefaretim. Benim etimde, kanımda sensin. Bana şefkatlerin en büyüğünü beni öldürerek gösterdin. Benim tatlı Yahudam, sevgilim, göğümdeki yıldızların en parlağı bil ki gökler durdukça bir ihtimalimiz var. O ihtimal ki en karanlık geceme ışık tutar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder