7 Nisan 2015 Salı

Söz ilk gelecek uzay mekiğine binip gideceğim; dünya istila edilemeyecek kadar kötü.

         


           Uzun zamandır yoksun. Kısa hikayeler mi yazmadım, kafamı meşgul etsin diye deliler gibi çalıştım, eşşekler gibi yemek yedim, kilo aldım, Hiç bir anlam vaadetmezken nasıl bu denli anlamlı oldun. Bir çeşit nekrofili belki de bu... Varlığın incir çekirdeğini bile doldurmazken yokluğun içimi boşalttı. Beni tanımsız ve sıradan yaptı. Sanki hayatın amacından uzaklaştım ve belki de normal bir insan oldum. Sıradan ve mat. Hiç bir şey üzemiyor beni, hiç bir şey eğlendiremiyor, hiç bir şey üzerinde yeterince dikkatimi toplayamıyorum. Sanki hayata karşı açlığımı alıp götürdün. Tek yapmak istediğim durmak oldu. Durmak işte amaçsızca. Ne bir beklentim kaldı ne de hedefim. Haksızlık bu, kaba ve kötüsün. Bu gerçekten haksızlık bana beni, ben olduğunu düşündüğüm şeyi geri vermelisin. Daha fazla yazmayacağım. Bu konuyla ilgili son yazım. Daha fazla düşünmeyeceğim. Bu seninle ilgili son anım. Daha fazla özlemeyeceğim. Çünkü ben gidiyorum. Durmak çok yorucu ve evime dönmek istiyorum. Uzay mekiğim gelmek üzere artık onu bekliyorum.

5 yorum:

  1. elimizde her şeyi düzeltecek bir şansımız olsa
    ve biz bunu da tüketmiş olsak
    Murathan Mungan damı yok
    yaz geçer
    içinde sende olabilirsin uzaya çıktığında her şey bitmiş olsun


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. menzil di manzil mi oldu? e a'ya nasıl evrildi. elfida bir kelime mi?

      Sil
  2. tek yorumcumla ilgili merak ettiğim şeyler var ...

    YanıtlaSil