20 Mart 2014 Perşembe
Balinalar bile ölüyor
Saat beni geçiyordu, zaman hızlanmıştı. Gökyüzünden bir parça koparıp ağzıma attım. İş benden çıkmış, evine gitmişti. Ben yerimde kalakalmıştım. Yüzümle sırtım arasına yine dünyalar girmiş yine kendime uzak kalmıştım. Küçük sancılarla beni şaşırtın dedim. Hepiniz bir olun ve yağın üzerime çünkü.. gün çok sıkıcı... Ellerim yine aynı, ayaklarım yine yere köklenmiş. Gün çok sıkıcı dedim. Hep çok sıkıldım ben dedim. Günü gece yapalım ve tüm yorgunluğu üzerimizden atalım dedim. Sıkılınca zamanı değiştirirdim. Evreni oluşturan sicimler titrerdi ya da parçacıklar bir kıpırdanırdı normal şartlarda. Bilmiyorum ben fizikçi değilim dedim. Evrenin gizemini çözmeye hiç niyetim yoktu ben, ben daha kendi gizemimi çözememiştim. Gizem diye bir ilkokul arkadaşım vardı benden çok , daha sevimliydi ama artık yoktu. Bir sürü insan geçip gitmekte devam ediyordu. Çok konuşmuştum yine dudaklarım dilimi ayıplıyordu. Sussana diyordu sus. Sonra yine aynıydı her şey. Gün çok sıkıcıydı, midem bulanmış gökyüzü kusmuştum tüm ofise. Nasılsa akşam Songül Abla gelir temizlerdi. Varoluşçu bulantılarımla, gün sıkıntımla tüm ofis hayatının içine etmiştim. 27 yıllık bu hamilelik çok fazlaydı. Kendimden yeni bir ben doğurmanın sancısı çok büyüktü. Bana küçük epiduraller verindi. Çok istemek istiyordum, çabalıyordum olmuyordu. Gecenin köründe yatağın ortasına oturup kendime fısıldadığım gibi dedim balinaların bile öldüğü bir dünyada neden korkulurdu ki. Balinalar bile ölüyordu. Belki derin nefesler alıp tüm okyanusu içimde korumam gerekiyordu. Belki balinalar bir şekilde kurtulurdu. Yanlız değil yalnız idi. Yanlı bir yalınlıktan söz edilemezdi en nihayetinde. Akşam artık spora gitmeliyim dedim sakince. Herkes idi her kez yapılmamalıydı aynı hatalar. Ya ve-da olmalıydı. Şart mıydı? 'Gök' yüzü kafa yapıyordu. Bağımlılıktan kaçınmalı daha geç olmadan kaçılmalıydı.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder