29 Kasım 2012 Perşembe

İSTANBUL


Doğumunu düşündü…
İlk onu seveni onu doğuranı; insandı. Aşık olduğu ve ona âşık olanlar, ellerini etlerine daldırıp onu o yapmışlardı. Mutluydu bu anı düşünürken, hazların en büyüğünü belki de o zaman yaşamıştı; o ilk elle. Tanrı diyemezdi çünkü onu yaratana, tanrı üflememişti eşsiz ruhunu, hamurunu karmamıştı tanrı, bu güzelliğini bağışlamamıştı ona. Mutluydu kendine bakarken, yüzünde o ellerin izleri mutluydu aksini seyrederken. İçini dökmezdi iç dökülmesini sevmezdi bir sarsıntıyla dağılıp çıkarırsa içini olacaklardan korkardı. Ölümsüz olmanın en kötü yanı buydu işte içini bir dökersen kimse onu toplamana yardım etmezdi. Karmakarışık kalırdın. İç organları dağılmış, oksijenden patlama noktasına gelen balıklar gibi, çırpınırken yumuşak zeminde, kalbi elinde kalırsa anlardı. O zaman belki beklenildiği gibi ondan 13 şiddetinde doğrulup ayağa, çeker giderdi buradan...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder